AN OLUYOR..

Hayatı ciğerlerimize kadar çekip soluyoruz.Soludukçada ondan adım adım uzaklaşıyoruz..Ömürden uzaklaşıp ölümsüzlüğe yaklaşırken, arkamızda ne bırakıyor,giderken yanımızda ne götürüyoruz?Dün geçti,yarın ne olacağımız belli değil..Şuan varız ve yaşıyoruz.An’ı yaşıyoruz.”An” biricik olan zamanın kıymetli dilimi.Zaman, değer biçilemeyen kıymetli cevher.. İşte insanoğlunun zamanda yaşayışı kelebeğin ömrü kadar .Kozayla ateş arasında.Uzun uzadıya vakit yok aslında..Olan sadece anlık yaşayış..

Oysa insanoğlu için tam tersi bir durum.An’ın içinde yaşamaya değil,gelecekle yaşamaya çalışıyoruz.Yarınlara,bir sonraki aylara,senelere planlar yapıyor,hayaller kuruyoruz..Yaşadığımız sıkıntılardan ötür an’a küsüp,zamandan soyutlanıyoruz.Üç günden fazla küs durulmaması gereken kardeşimizle bir ömür ayrı olmaya kalkışıyoruz.Ömrümüzün ne kadar olduğunu bilircesine..Bize sunulan güzellikleri yaşıyoruz,şükürsüzce, israf ederek.Bir bela geldiğinde,yöneliyoruz zamanın sahibine,şimdi (haşa)bunun vaktimi dercesine.İsyan ediyoruz,kabullenmiyoruz gelen hiçbirşeyi.Kabullenmediğimizi dillendiriyoruz çoğu zaman..Halbuki belaya ilk geldiği anda gösterilen sabır gerçek sabırdır.Bizler söylediğimiz sözlerle,gelen imtihanımızı kazanamadan gönderiyoruz..Sonralarında çok sabır gösterileri,yakarışlar,teslimiyetler boy gösteriyor ama an geçti..Zamanı değil bütün bunların..

Duyarız bazen ölülerin arkasından söylerler.”Daha şunu da yapacağım demişti ömrü yetmedi rahmetlinin..”Evet yetmiyor ömür,istiyorum,yapacağım dediğimiz şeyler için yetersiz  kalıyor..Zaman o kadar çabuk geçiyor ki..Vakit bulamıyoruz kendimizce.Sevdiklerimiz için,kendimiz için yapacağımız bir çok şeyler kalıyor..Erteliyoruz,hayatı erteliyoruz..Hayallerimizi erteliyoruz.Rabbimizin huzuruna çıkmak için gençliğimizi erteliyor,sevdiklerimizi memnun etmek için yapacaklarımızı geciktiriyoruz.Seviyoruz,söylemek için uygun zaman bekliyoruz.Özlüyoruz,uzaktan sadece yolunu gözlüyoruz.İnançlıyım ama yaşlanınca diyoruz…Peki bu beklenen vakitler hiç gelmezse,sevdiğimizi söyleyecek uygun zamanı bulamazsak ve yolunu hasretle gözlediğimiz özlenen gelmezse.Hayatımızın baharında yumarsak gözlerimizi yaşama..Şimdi de keşkeler yüklenecek omuzlarımıza..Yapsaydım, söyleseydim, dediğimiz birçok şey… Bizden bir parça olup, hayat boyu bizimle kalacak, hep o anları hatırlatacak gitmeyen yaralar…

Ömür;kelebeğin ateşe yaklaşmasına bağlı..O girdimi ateşe zaman bitti,görevi tamamlandı.Yaşayacağı tat o kadardı tattı..Şimdi asıl yaşayış.. Zamanın sınırı yok..Şimdi yaşadığın zamanın hesabı var..Kelebekler ateşte yanarken yanmanın zevkine, kavuşmanın tadına varırlar,maksatları ve matlublarından başka birşey düşünmezler..İbrahim(a.s) gibi” bana Rabbim yeter” dercesine…Kelebek kadar az ömürlü insan, matlubunu tanımadan yanar..Bu yanış kimisi için  felakkettir,  kimisi için de kelebek misali kavuşma…

A.K.S

2 Yorum

  1. Ayşe Betül demiş ki,

    Haziran 14, 2010 1:33 pm

    ilk etapta kadriye yazdı sandım, meğer bizim sessiz kahramanmış.. :)
    ismini görmek güzel oldu azize.. orijinal sitene de buyur inşaallah… ;)

  2. A.K.S demiş ki,

    Haziran 14, 2010 6:19 pm

    sağolasın canım.. inşaAllah orayada geliriz..


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.